kardeşime ithafen-
oymalı bir ustura ile kestiler sırtımızı
duysun evreni beşer ve mahşer
dizlerimizin üstünde geçtik yollarımızı
sus dediler, sus ses etme artık
kalbimizin kenarları su dahi geçirmez artık
oydular bizi
oymalı bir hançer belirdi sırtımızın üstüne
yaşam dedikleri şey bu muydu? söyle
dostum kestiler zırhımızı
şimdi ipek işlemeli bir mendille tutuyoruz yaralarımızı
sırlar sınırları aştı
göğüs kafesinden taştı
dostum söyle ne zaman dağlarlar yaralarımızı?